MEB geçtiğimiz günlerde 12’inic sınıfların yüz yüze eğitimi ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. 12’nci sınıfların yüz yüze eğitimiyle ilgili net bir bilgi vermeyen Ziya Selçuk, yapılan son açıklamalar ile 12. Sınıfların yüz yüze eğitimi ile ilgili bilgilere değindi. Covid-19 salgınından dolayı çeşitli önlemler alınmış ve bu önlemlerden bir tanesi de; eğitime uzaktan devam edilmesi olmuştu. Ara verilen dersler uzaktan takip edilmeye başlanmıştı. 

 

Gerek online eğitim üzerinden açılan EBA TV üzerinden öğrenciler, öğretmenleri ile birlikte canlı ders yapabiliyor gerekse televizyonda yer alan kanallar aracılığı ile derslerine çalışıyorlardı. Tabii ki üniversite gibi geçiş sınavlarına hazırlanmakta olan öğrenciler için bu eğitim modeli tam anlamıyla verimli olmamıştır. Bu nedenle sınavlara hazırlanmakta olan; 4, 8, 12’inci sınıfların okullarının açılması gündeme gelmiştir. İşte bu açılma sürecine; yüz yüze eğitime geçiş denilmektedir. Yüz yüze eğitimde güvenlik tedbirleri, covid-19 önlemleri nasıl alınacak henüz tam bilinmese de. Milli Eğitim Bakanlığı okulların açılması için büyük bir mücadele vermekte. İlerleyen zamanlarda okulların açılması, virüsün devam eden etkisiyle belli olacak.

 

Yüz yüze eğitime geçiş başladı, peki yüz yüze eğitim nasıl yapılacak?

Covid-19 salgını esnasında yüz yüze eğitime geçilecek olacak okullarda tabii ki yoğun önlemler alınacaktır. Alınacak olan bu önlemlerin amacı ise okulda olabilecek virüs tehlikesini en aza düşürmek ve tamamen ortadan kaldırmaktır. Açılacak olan okullarda belirlenen birtakım önlemler;
 
• Sosyal mesafe kurallarının uygulanması,
 
• Maskelerin her zaman takılı kalması,
 
• El, yüz ve kol temizliğinin dikkatli bir şekilde yapılması,
 
• El dezenfektanlarının herkes tarafından kullanılması,
 
• Sınıfların belirlenen zaman dilimlerinde havalandırılması.

 

Korona virüs pandemesinde okullara dönüş yapacak olan öğrencilerin yerine getirmesi gereken bir takım görevler bulunmakta. Tabii bu görevlerin başında maske kullanımı, mesafe dikkati ve temizlik geliyor. Okula gidecek olan öğrencilerin maske kurallarına uyması ve sınıflarını devamlı havalandırması gerektiği önerilmektedir. Maske kullanımı ve sosyal mesafenin korunması virüsün bulaşma ve yayılma riskini en aza indirecektir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı bu kuralların üzerine düşmektedir.

 

Yüz yüze eğitimin ne gibi zararları bulunuyor

 
Yüz yüze eğitimin zararı bulunuyor mu? Okula gönderilecek öğrenciler güvende olacak mı? Milli Eğitim Bakanlığı’nın alacağı önlemler yeterli mi gibi sorular sık sık sorulmakta. Milli Eğitim Bakanlığı sıkı tedbirler alsa bile tehlike tam anlamıyla geçmiyor. Yüz yüze eğitimin tehlikesi ise;
 
• Öğretmenlere virüsün bulaşabilme riski bulunmaktadır,
 
• Öğrencilere virüsün bulaşma riski bulunuyor,
 
• Okulda hizmet vermekte olan hizmetçilere virüs bulabilir,
 
• Okuldan öğrencinin veya öğretmenin yakalandığı virüs eve getirebilir.
Yani okullar açılırsa teşkil edeceği en büyük tehlike virüse yakalanma tehlikesidir. Okulda görev yapmakta olan birçok öğretmen, okula gelecek birçok öğrenci ve okulda görev alacak hizmetçiler gibi birçok kişi covid-19 hastalağına yakalanabilir. Bu kadar tehlikeli olan bu durumun sağlayacağı birtakım yarlarda bulunuyor tabii ki.

 

 

Yüz yüze eğitime neden geçilmek isteniyor, yararları ne olacak?

 
Tabii ki uzaktan eğitim aracılığı ile öğrenciler eğitimlerine devam ediyor lakin yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitim arasında büyük bir farkta gözlemlenebiliyor. Yüz yüze eğitim bir öğrenci ve öğrencinin geleceği için büyük önem taşımaktadır. Peki neden bu kadar önemli, yararları ne;
 
• Uzaktan eğitimde sağlanamayan eğitim ciddiyeti,
 
• Öğretmenlerin öğrencilere daha kolay bir şekilde yardım etmesi,
 
• Öğretmenler tarafından yönetilecek sınav hazırlığı,
 
• Eşit bir şekilde sağlanacak eğitim hakları.

 

Uzun bir süredir yüz yüze eğitimin yapılmaması öğrencilerin üzerinde yoğun ciddiyetsizliğe ve düzensiz çalışma gibi sorunlara yol açmıştır. Yani öğrenciler derslerine doğru bir şekilde çalışamamaktadır. Hafta için erkenden ayağa dikilip belirli bir tempoda hayatlarını sürdüren öğrenciler, uzaktan eğitim sürecinde istediği gibi yatıp kalkma, ders çalışma gibi bir rahatlığa sahip. Bunun dışında öğrencilerin genç yaşlarında sosyalleşmeden evde kalmaları da onların psikolojik açıdan yıpranmasına sebebiyet veriyor. Yüz yüze eğitim sistemine geçilmesi ile öğrenciler alışa gelmiş tempoya geri dönecek ve böylelikle hayatlarını rayına oturtacaktır.

 

Öğrenciler göreceği en büyük yarara gelirsek bu hemen yardım alabilme kolaylığı olacaktır. Öğrencinin çözemediği sorular, öğretmenlerine sorulacak böylece kolayca öğrenilebilecek ve öğrenci geri kalmayacaktır. Özellikle öğrencilerin gireceği sınav için bu durum büyük önem teşkil etmektedir. Pandemi esnasında birtakım küçük sayılı öğrenciler yüz yüze eğitim almıştır. Bu özel eğitimden yararlanan öğrenciler ile uzaktan eğitim alan öğrencilerin arasında büyük farklar oluşmuş bu nedenle öğrencilerin eşit hakta eğitim almaları çiğnenmiştir. Yüz yüze eğitim ile öğrencilerin bu açığı kapatacağı düşünülmektedir.

 

Yüz yüze eğitimin başlangıç tarihi belirlendi mi?

 
Öğrencilerin okul ortamında güvenliğinin sağlanıp sağlanamayacağı kadar merak edilen bir diğer mesele yüz yüze eğitimin başlangıç tarihidir. Milli Eğitim Bakanlığı açıklamasında bu konun cevabını da vermiştir. Yüz yüze eğitime geçilme tarihi ise 15 Şubat olarak belirlendi. Buna göre öğrenciler 15 Şubat 2021 tarihinde okullarına dönecekler. 15 Şubat tarihinde açılacak olan okullar için ilk 10 gün çok kritik olacak. Bu 10 gün içerisindeki vaka sayısı incelenecek ve ona göre okullar açık kalacaktır.

 

Öğrencilerin bu konu hakkındaki düşünceleri neler?

 
Bu salgın döneminde, velilerin düşünceleri kadar öğrencilerin düşünceleri de önemlidir.Öğrenci bireylerin akılında ise bazı sorular, bazı meseleler bulunuyor. Bunlar ise;
 
• Ya evdeki insanlara da bulaştırırsam,
 
• Kışın yaşanacak olan havalandırma sorunu nasıl çözülecek,
 
• Hijyen önlemleri ne denli alındı.

 

Elbette okula gitmekte olan bütün öğrencilerin aklında aynı sorular bulunmaktadır. Öğrencilerin kendisinden ziyade evdeki ailesi hakkında korkması dikkat çekiyor. Lakin öğrencilerde çok olmasa da bu virüsten etkilenmektedir. Lakin ailelerin daha kötü etkilenme sorunu olacağından öğrenciler eve bulaştırma konusunda korkuya kapılıyorlar.

 

Şu anlık okulların yüz yüze eğitime geçmesinde büyük bir sorun gözlemlenmiyor lakin ileride bu durum değişebilir. Hava şartlarının kötüleşmesi gibi durumlarda okul hayatı da zora düşecektir. Yağmur yağması gibi hava koşullarında öğrenciler camlarını açamayacak bu da sınıfı havalandırma durumunu zorlaştıracaktır. Öğrenciler kapalı ortamda kalması ise virüsün yayılma riskini arttırabilir.

 

Öğrenciler tarafından merak edilmekte olan bir diğer problem ise okulların alacağı hijyen önlemleridir. Bu konu hakkında Milli Eğitim bakanlığı gerekli bütün önlemleri sağlamak için canını dişine takıyor. Öğrencilerin aklında yer edinen soruların giderilmesi için uğraşılıyor. Bu kapsamda okullarda sıra düzeni, dezenfektan kullanımı gibi birtakım önlemler alınıyor.

 

Okullarda eğitim kaç gün ve kaç saat sürecek

 
Bakanlık tarafından yapılan açıklamalara göre dersler 30 dakika sürecek. Ayrıyeten okullarda bulunan ders saatleri de farklılık göstermektedir. Ortaokulda eğitim görmekte olan öğrenciler haftada 2 kez 12 saat (6+6) şeklinde eğitim alacak, imam hatip ortaokulu öğrencileri ise haftada 2 günde 14 saatlik (7+7) eğitimi alacaklardır. Lise son sınıf yani 12’inci sınıflar ise haftanın iki günü 16 saat(8+8) şeklimde eğitim alacaktır.

 

Cumartesi günleri eğitim yapılacak mı

 
MEB tarafından yapılan açıklamalar dahilinde okulların hafta içi ve hafta sonu isteğe bağlı olarak eğitim yapabilecekleri duyuruldu. Yani isteyen okullar cumartesi günlerince öğrencilere kurs gibi bir takım imkanlar verebilecek. Bu yüzden özellikle sınavlara hazırlanmakta olan öğrenciler için harika olduğunu söylemek mümkün. Büyük ihtimalle birçok okul hafta sonları kurs verecektir.

 

Okullar ekonomik açıdan ne gibi bir öneme sahip

Okullar yani öğrencilerin ülke ekonomisinde büyük bir yeri bulunmaktadır. Bir öğrenci okul zamanlarında kullanacağı servis, yemek ve içecek ihtiyaçlarını karşılayacağı kantin gibi sürekli alışveriş halinde bulunmaktadır. Bu nedenlerden ötürü öğrencinin ekonomide büyük bir yeri bulunuyor. Özellikle öğrencilerin okula gitmemesi ile iş sıkıntısı yaşayan mesleklerin yüzü gülecek. Bu meslekler ise;

• Kantinci,
 
• Servisçi,
 
• Kafe,
 
• Yurt.
 
 
Gibi alanlar olacaktır. Öğrencilerin yokluğu bunun gibi birçok işletmeye zarar vermiştir. Okulların kapanmasından sonra kantincilerin herhangi bir gelir kaynağı olmamıştır. Doğal olarak hem belirli bir gelire sahip olamadılar hem de malzemeleri ellerinde kaldığı için zarara uğradılar. Okullar yüz yüze eğitime geçtiğinde kantinciler birazda olsa rahatlayacaktır. Aynı zamanda servis çalışanları mağdurluk yaşamıştır. 

 

İlerleyen zamanlarda okulların açılması ekonomik açıdan büyük bir rol oynayacaktır. Haftada iki gün yapılacak olan yüz yüze eğitimde bu meslekler; covid-19 nedeniyle fazla bir iş imkanı bulabilir mi net değil. Okulların dışında hizmet vermekte olan ve öğrenciler tarafından sık sık ziyaret edilen kafalerin de öğrencilerin gelişi ile yüzleri gülecektir. Aynı şekilde yurtlarda.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here